Ruhani  

Go Back   Ruhani > Gizli İlimler > Havas İlmi Genel Bilgiler > Rızık Genişliği ve Bereket İçin

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 03-08-2014, 02:39   #1 (permalink)

 
zeinarda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Üyelik tarihi: Oct 2012


Mesajlar: 1.865
Konular: 650

Karma Puanı: 2

Standart Borçlar İçin İstimdad İstemek

Ödenmesi kolay ve karşılığı bulunan borçlar sorun yaratmaz....Eğer borcun karşılığı yoksa; felaketdir.

Çoğu kere borç kişiye üzüntü, keder, maddî ve manevî bunalım ve stres verir. Bu da kişiyi çoğu kere kişiliğinden eder.


Bundan dolayı İslâm âlimleri, borçlanmak kişiye unutkanlık verir, buyurdular. Borçluların, borçlarından kurtulmalarının manevî yollarından biri de, Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin ruhâniyetinden istimdâd etmeleridir. Bu güzel bir adettir. Ve hemde adetlerin en güzellerindendir. Tecrübe edilmiştir. Bunu tecrübe eden borçlular, borçlarından kurtulmuşlardır.



Her sene, Zilkâde ayının on beşi olduğu zaman Medine-i Münevvere'de bulunan Müslümanlar büyük bir heyecan ile buğday tedarik etmeye çalışırlardı. Borçlular, borçları için bir miktar buğday bulur. O buğdayların taşlarını temizler. Büyük bir itina ile yıkarlardı. O buğdayı beyaz bir kesenin içine koyarlardı.

Sonra Zilkâde ayının on yedinci gecesinde akşam namazıyla Yatsı namazının arasında; lütuf ve kerem madeni Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin kabr-i şeriflerine gelirlerdi.
O taşları ayıklanmış, yıkanmış temiz buğdayı Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin kabr-i şerifine takdim ederlerdi.


Büyük tazarru ile:
-"Ya Resûlallah (s.a.v.)! Benim şu kadar borcum vardır! Âtiyye (vergi ve ihsanlarına) muhtacım! Düştüğüm bu borcumdan beni kurtar; rahata kavuştur!" diye dua ederlerdi.
Ve sonra da buğday kesesini Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin kabr-i şeriflerinin hizasında bulunan pencereden içeriye bırakırlardı.
(Mir'âtü'l-Harameyn- Mir'ât-i Medine)


Bu şekilde borçlarını Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine arz edenlerin borçları, o sene içinde ödenirdi.


Onlar, Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin şefaatine nail olurlardı.
Borcu ne kadar çok olursa olsun; Allâhü Teâlâ hazretleri o kişiye borcunu ödeme imkanı verirdi.
Sebepler yaratırdı.


Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine bu şekilde borçlarını arz etmek, Medine ehlinin sünnetleri ve adetleriydi.

Hatta borçlu olmayanları bile bu Zilkâde ayı geldiğinde gider borçlanırdı.
Sonra da gelip, borcunu Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine arz ederlerdi.


İhtiyacını Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine arz etmek; onlara büyük bir haz veriyordu.b Cezbe veriyordu.

Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine borçlarını arz etmek onlar için büyük bir şerefti. Övgüye layık bir hal idi. Mir'âtü'l-Harameyn- Mir'ât-i Medine)

Çünkü onlar, kâinatın efendisine hallerini arz ediyorlardı.
Onlar, alemlere rahmet olan yüce bir zata hallerini arz ediyorlardı.


Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin şefaatiyle borçlarını ödeme imkanına kavuştukları zaman; Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine ümmet ve komşu oldukları için Allâhü Teâlâ hazretlerine şükür ediyorlardı…



HERKES EFENDİMİZ (S.A.V.)E MUHTAÇTIR
Bu halini Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine arz etmek sadece fakirlere mahsus değildi.
Zenginlerde mutlaka borçlanır ve sonra gelip Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine hallerini arz ederlerdi.

Bu adet, sadece Medine-i Münevverede oturanlara mahsus değildi.
Misafirlerde hallerini Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine arz ediyorlardı.

Hatta hususî hallerini arz etmek için her senenin Zilkâde ayının on yedinci gecesi, mü'minler Medineye akın ediyorlardı.

Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin ziyâretine geliyorlardı…
Hatta o dönemin insanları, beşikteki çocukları için bile Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin kabr-i şeriflerine buğday takdim ediyorlardı.


BUĞDAYIN MİKTARI
Borçluları, borçları nisbetinde buğday tanesini bir keseye koyarlardı. Yani bir adamın eğer bir kuruş borcu varsa; bir keseye bin adet buğday tanesini koyardı(Mir'âtü'l-Harameyn)


VEKÂLET YOLUYLA ARZ MÜMKÜN MÜ?

Eyyûb Sabrı Paşa buyurdu:
Medîne-i Münevverede bulunduğum zaman bende Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin kabr-i şerifine buğday takdîm ile borçtan kurtulmak için; Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine halimi arz ettim. Gerçekten borçtan kurtuldum.

Dersaadet'te (İstanbulda) bulunduğum sırada da bir kese buğday göndererek; vekâletle Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin mübârek ruhâniyetlerinden istimdatta bulundum. Gerçekten de Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin ikram ve ihsanlarına mazhar oldum (Mir'âtü'l-Harameyn- Mir'ât-i Medine,


HALİNİ ARZ EDERKEN OKUNACAK DUA
O dönem Medine-i Münevvere ehli, hallerini Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine arz ederlerken şu beyitleri okumanın lazım geleceğine inanıyorlardı:


İleyke ya rasûlallah! Ya eşrafe'l-verâ!
Lecce'tü ve ennî zâhilü'l-akli hâir…
Ürîdü fikâken min düyûni taallaktu
Bizimmeti miskînin ledeyke mücâvir,
Ve ashâbü hâzeddeyni liddeyni yetlubu
Ve mâlî min mâlin ve aczî zâhir
Kalilü'htiyâli lâ etîku tekessüben
Bibâbike matruhun lifadlike nâzir.
Fefekke resûlallah ezimmete kürbetî
Ve eksimü birrahmanı inneke kadir.
Eğisnî eğisnî ya şefîu bi nazratin
Fe babuke maksûdî ve fazlüke ğâmir
Ve ente resûlallahi hiyeretü halkıhî
Ve ente ale'l-ekvâni nâhin ve âmir
Aleyke salavâtüllahı mâ zekera'l-hümma
Ve hanne müştâkün ileyke zâir.




Türkçesi de şöyle:
Ya Resûlallah (s.a.v.)!
Ey insanların (ve cinlerin ve mahlukatın) en şereflisi!
Sadece ilticâ ettim!
Muhakkak ki aklım gitmiş.
Hayretler içindeyim!
Bağlandığım borçlardan kurtulmak istiyorum;
Miskinin zimmetiyle…
Senin huzurunda ve sana komşuyum!
Bu borcun sahipleri; borçları istiyorlar!
Benim hiçbir malım yok!
Aczim ortadadır!
(Borcu) yüklenmem çok az!
Kazanmaya güç yetiremiyorum!
Kapına (eşiğine) atılmış bir haldeyim!
Senin fazl-ü keremini bekliyorum!
(Ya) Resûlallah! Zimmetimin sıkıntılarını çöz!
Rahmana yemin ederim ki, senin buna gücün yetir!
Ey şefaat edici!
Bana yardım et! Bana yardım et!
Bir nazarla!
Senin kapın benim maksudümdur!
Senin fazl-u keremin taşıp akıyor!
Ve sen Allâhın resûlüsün!
Onun mahlukatının en hayırlısısın!
Ve sen kâinata; yasaklayıcı ve emredicisin!
Allâh'ın salavâtı senin üzerine olsun!
Ateşli hastalığa yakalanmış olan kişi zikrettiği müddetçe…


MUKADDES EMÂNETLER ARASINDA BULUNAN BUĞDAY
Borçlu Medine-i Münevvere ehlinin, Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin mübarek kabr-i şeriflerine takdim ettikleri buğday, bu gün mukaddes emanetleri bölümünde muhafaza edilmektedir.
zeinarda isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-08-2014, 07:10   #2 (permalink)
Hun

 
Hun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Üyelik tarihi: Nov 2012


Mesajlar: 1.021
Konular: 614

Karma Puanı: 2

Standart

Emegine saglik zeinarda
Hun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-30-2018, 20:23   #3 (permalink)
xsy

Avatar Yok
 

Üyelik tarihi: Nov 2018


Mesajlar: 6
Konular: 0

Karma Puanı: 2

Standart

Ödenmesi kolay ve karşılığı bulunan borçlar sorun yaratmaz....Eğer borcun karşılığı yoksa; felaketdir.

Çoğu kere borç kişiye üzüntü, keder, maddî ve manevî bunalım ve stres verir. Bu da kişiyi çoğu kere kişiliğinden eder.








cok güzel tanimlama tespit yapmissiniz tesekkürler
xsy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
borç için istimdad

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


gizli ilimler gizli ilim
Tüm Zamanlar GMT +4.5 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:29.


Powered by vBulletin® Version kapalı
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
YASAL UYARI : İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan Ruhani.Net Adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Ruhani.Net hakkında yapılacak tüm Hukuksal Şikayetler, Yöneticilerimiz ile iletişime geçilmesi yada iletişim formunu doldurulması halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Ruhani.Net yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş sağlanacaktır. her yürlü sorunlar için email ; ruhaninet@gmail.com