Ruhani  

Go Back   Ruhani > İslamiyet ve İslami İlimler > Tasavvuf

Medyum Burak
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 05-20-2013, 04:24   #1 (permalink)

 
zeinarda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Üyelik tarihi: Oct 2012


Mesajlar: 1.561
Konular: 578

Karma Puanı: 2

Standart Allahın İsimleri 99 mu Yoksa 1001 mi?

Her halimizde ve her işimizde kul olarak Allah’ın isimlerini bilmeye ve O’na sığınmaya mecbur ve muhtacız. Allah’ın isimleriyle Allah’a böylesine yakın olmayı Kur’ân da istemekte, O’na, O’nun isimleriyle sığınmayı emretmekte ve Allah’ın isimleri konusunda dalâlete düşmekten bizi sakındırmaktadır.


Şu âyetler, Kur’ân’ın bu husustaki hassasiyetini bize anlatmaya yeter:


“De ki: İster Allah diye duâ edin, ister Rahman diye duâ edin, hangisiyle duâ ederseniz edin; Çünkü Esmâ’ül-Hüsna (en güzel isimler) O’na mahsustur.



“Allah, kendisinden başka ilâh olmayandır; Esmâ’ül-Hüsna (en güzel isimler) O’na mahsustur.


Allah’ın güzel isimlerini tanıdıkça kendimizi, etrafımızı, varlıkları ve Rabbimizi daha iyi tanırız; hakkı, hakikati, dini, diyaneti, maneviyatı, dünyayı, âhireti, Mahşeri, Cenneti, Cehennemi daha iyi tanırız; varlıkların özünü, künhünü, muammasını, esrarını, mahiyetini keşfederiz; sevmeyi, yaşamayı, güzelliği, dostluğu, samimiyeti, muhabbeti, barışı, esenliği, fıtratı, hilkati öğreniriz; yaratılanı Yaratan’dan ötürü hoş görmenin ve sevmenin zevkini ve lezzetini tadarız.




Allah’ın isimleri ne doksan dokuzla, ne bin birle sınırlı değildir. Cenâb-ı Hakk’ın isimleri sayısızdır. Allah Resulü (asm) bir niyazında şöyle buyurmuştur:

“Allah’ım! Sana,Zat-ı Bari’ni isimlendirdiğin, Kitabında inzal buyurduğun, Peygamberine talim buyurduğun ve ezelî ilm-i gaybında Kendin için tahsis ettiğin Esma-i Şerîfenin hepsiyle niyaz ederim.”



Hazret-i Âişe validemiz (ra);

“Allah’ım! Esma-i Hüsna’ndan bizim bildiğimiz, bilmediğimiz bütün isimlerinle Sana münâcat ederim. Büyüklerin büyüğü olan İsminle Sana niyaz ederim. Kim ki Sana bu isimlerinle duâ ederse cevap verirsin Rabbim!”

diye niyazda bulunmuştu. Bunu işiten Allah Resulü (asm),

“İsabet ettin! İsabet ettin” buyurdu.



Cenâb-ı Hak (cc) bizim bilmemizi irade buyurduğu Esma-i Hüsna’sından bir kısmını sırf vahiy olan Kur’ân-ı Kerim’inde zikretmiş, bir kısmını ise Resul’üne (asm) yine vahiyle bildirmiştir.



Peygamber Efendimiz (asm) hiç olmazsa Allah’ın doksan dokuz isminin bilinmesini ve gerekleri ile amel edilmesini istemiş ve Allah’ın isimlerini ahlâk edinenleri Cennet’le müjdelemiştir.


Kendi mübarek diliyle yaptığı duâ ve niyazlarda Resul-i Ekrem Efendimiz (asm) hep Esmâ’ül-Hüsna’dan imdat eylemiştir. Kendisine (asm) Cibril-i Emin vasıtasıyla vahy olunan Cevşen’ül-Kebir ise, Esmâ’ül-Hüsna’dan bin bir güzel isimle yapılmış bir duâ ve niyaz hazinesidir.



Bizler Allah’ın kullarıyız. Sevincimizde, üzüntümüzde, derdimizde, sıhhatimizde, iyi günümüzde, kötü günümüzde hep O’na yakın olmak isteriz ve buna muhtacız.


İyi günümüzde şükretmek için O’nun adına muhtacız. Kötü günümüzde sabretmek için O’nun adına muhtacız.


O’nun merhametini istediğimizde Rahman ve Rahîm isimleri ile O’na yaklaşırız.


Günahlarımızdan pişman olduğumuzda O’nun Ğaffâr, Ğafûr, Tevvâb, Kâbil, Mücîb, Settâr, Afüvv isimleri ile O’na sığınırız.


Hastalandığımızda Şafi ve Muâfî isimleri ile niyazda bulunur, Allah’tan şifa ve afiyet talep ederiz.


Düşmanlarımıza güç yetiremediğimizde Allah’ın Kahhar, Cebbar, Celil isimlerine havale ederiz.


Mal-mülk sahibi olduğumuzda Allah’ın Malik, Vâris, Ğanî, Muğnî olduğunu düşünür, elimizdeki malın emanet bulunduğunu idrak eder ve haddimizi aşmayız.



Fakirlik ve yoksullukta Allah’ın Müstağni, Şefik, Vehhâb, Kerim, Âdil, Bâsıt, Atûf, Enis, Kadir, Muizz olduğunu takdir ederiz, fakirliğe sabrederiz, ümidimizi kırmayız ve çalışmaya devam ederiz.



Düştüğümüzde Allah’ın Mevlâ, Mezkûr, Mufaddıl, Muhsin, Muğîs, Rabb, Muin, Râfi, Müsehhil olduğunu hatırlar, kalkmak için Allah’a sığınır ve kendimizde güç buluruz.



Yükseldiğimizde Allah’ın Müzill, Münezzil, Melik, Kaim, Rakîb, Mümît isimleri ile her an düşmemizin de söz konusu olabileceğini hatırlar ve kendimizi Kaf Dağında görmez, alçak gönüllü ve kanaatkâr oluruz.






Ey Celâl ve İkram Sahibi! Ey Kelâm ve Kudret Sahibi! Ey Hayat ve Vahdet Sahibi! Ey Cemal ve Kemal Sahibi! Ey Beka ve Gına Sahibi! Ey İzzet ve Azamet Sahibi! Ey Tevhid ve Celâl Sahibi! Ey Rahmet ve Mağfiret Sahibi Allah’ım! Bizi Seni tanıma zenginliğinden, Senin rızana erme devletinden, Senin affına uğrama lütfundan, Senin cennetine ulaşma bahtiyarlığından, Senin Cehenneminden azat olma bahtından mahrum eyleme! Kusurlarımızı bağışla! Ayıplarımızı ört! Hatalarımızı affet! Bizi Kendine kul kabul et! Âmin.
zeinarda isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Ruhani Anroid Uygulaması
gizli ilimler gizli ilim
Tüm Zamanlar GMT +4.5 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:13.


Powered by vBulletin® Version kapalı
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
YASAL UYARI : İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan Ruhani.Net Adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Ruhani.Net hakkında yapılacak tüm Hukuksal Şikayetler, Yöneticilerimiz ile iletişime geçilmesi yada iletişim formunu doldurulması halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Ruhani.Net yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş sağlanacaktır. her yürlü sorunlar için email ; ruhaninet@gmail.com