Ruhani  

Go Back   Ruhani > Evrensel Enerjiler > Evrensel Enerji Sistemleri

Medyum Burak
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 01-02-2013, 22:30   #1 (permalink)

 
A'raf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Üyelik tarihi: Dec 2012


Mesajlar: 36
Konular: 13

Karma Puanı: 2

A'raf - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Ruh Molekülü(DMT) Üçüncü Gözün İspatı.

Yazı epey uzun ama emin olun okuduğunuza değecek . Belkide 21. yüzyıla damgasını vuracak ve çığır açacak bir konu.

Kendimde bu konu hakkında araştırmalar ve deneyler yapmaktayım. Şuan için 2+1 deneğim var. Gönüllü bir biçimde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Şimdilik konuyu bir alıntıyla açıklamak istedim. İlerleyen zamanlar da kendi deneyimlerimi ve deneylerimide burada paylaşacağım.

araf.



-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

BİYOKİMYA VE METAFİZİK IŞIĞINDA RUH MOLEKÜLÜ(DMT)




Beyindeki pineal bez tarafından salgılanan DMT şizofreninin ve paranormal olayların açıklaması olabilir mi ?

Acıbadem hastaneleri bünyesinde görev yapan Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Levent Ersan, “üçüncü göz vardır” diyor. Beyinde melatonin ve DMT salgısından sorumlu pineal bezin, paranormal olayların sebebi olduğunu söyleyen Ersan, DMT molekülünün diğer boyutlara açılan kapının anahtarı olabileceğini iddia ediyor.

Üçüncü göz derken nasıl bir şeyden söz ediyorsunuz? Paranormal bir yapıyı mı kastediyorsunuz?

-Beynin pineal bez dediğimiz bir bölümünden bahsediyorum. İlk kez 17. yüzyılda Descartes, beyindeki ikili yapılara göre bu bezin tek olduğunu görerek, ruh ile bedenin irtibat noktası olabileceğini söylemiş. Tıptaki son gelişmelere bakınca Descartes haklı çıkacak gibi görünüyor.

Üçüncü gözün varlığından hangi bilimsel veri ya da deneye dayanarak söz ediyorsunuz?

-Bu konudaki en ünlü bilimsel çalışma, ABD’de New Mexico Tıp Fakültesi’nde Prof. Rick Strasman tarafından, fakülte, hükümet ve FDA’den onay alınarak gerçekleştirildi. Bu çalışmada pineal bezden salgılanan ‘dimetiltriptamin’ (DMT) adlı maddenin gönüllü denekler üzerinde uygulanmasıyla, ölüm öncesi deneyimler, halüsinasyonlar ve beden dışı deneyimler gibi paranormal olaylar saptandı. Deneklerin çoğunda benzer deneyimlerin yaşanması, DMT’nin ‘ruhun molekülü’ olarak anılmasına sebep oldu.

Pineal bezin tam olarak işlevi nedir batı tıbbına göre?

-Pineal bez 100-150 gram ağırlığında bir yapıdır. Melatonin salgılanmasından sorumludur. Ama son çalışmalara göre DMT’nin de salgılanmasından sorumlu olabileceği ortaya çıktı.

Ruh molekülü doğumda ve ölümde artıyor
DMT nedir ve nasıl durumlarda ortaya çıkıyor?


-Öncelikle bu madde her yerde bulunan bir maddedir. Vücudumuzda, bitkilerde ve hayvanlarda bulunur. Beyin bariyerinden aktif olarak taşınarak geçer. Glukoz gibi beynin ihtiyaç duyduğu bir madde olmasına rağmen hala bunun nedeni tam olarak bilinemiyor. Yapılan deneylere göre, doğumda annede ve yavruda bu molekülün bolca salgılandığı saptanmış. ABD’deki ekibe göre doğumda ve ölüme yakın zamanlarda bu molekül pineal bezden bolca salgılanmakta.

Halüsinasyonlardan söz etmiştiniz… Şizofreninin bu molekülle bağlantısı var mı?

-Şizofrenlerde metiltransferaz enziminin çok olduğu, DMT’yi yıkan enzimin de etkisiz olduğuna dair bulgular mevcut. Aklıma Akıl Oyunları filmi geldi. Film, 21 yaşında hazırladığı teori ile 1994’de Nobel ödülü kazanan matematik dehası John Nash’in hayatını anlatıyordu. Şizofren olduğunu bilen ve kontrol yöntemleriyle hastalığı ile baş edebilen Nash, bir konferansında kendisine yöneltilen “Sizin gibi büyük bir matematikçi nasıl olur da uzaylılardan mesaj aldığını söyler?” sorusuna “Çalışmalarımda faydaları oluyor, ciddiye almak durumundayım” diye cevap vermiştir.

“Diğer boyutların kapısından geçebilenler var”

Yani aslında şizofreni bir hastalık olmayabilir mi? Beynin başka algı kapılarına açılması gibi paranormal bir durum olabilir mi?

-Bugünkü uygarlığımızın temellerini atan, radyo frekansı ve alternatif akımı keşfeden, uzaktan kumandayı icat eden Tesla’nın yaşamını incelediğimizde, gençliğinde bazı hayaller gördüğünü, gerçek mi değil mi ayırt edemediğini ama bunların halüsinasyon olmadığını söylediğini görürüz. Yaşamının son zamanlarında, retinaya yansıyan bilgileri ekrana yansıtarak kişilerin düşüncelerini görebileceği bir cihaz üzerinde çalışmıştır. Bugün Japonya’da bir çalışmada kişi uyurken gördüğü rüyaları ekrana düşürme çalışmaları belli bir aşama kaydetmiştir. İleride belki de rüyalarımızı yorumlanması için e-mail ile gönderebileceğiz! Özetle paranormal algıları olan, yetenekleri olan birçok insan vardır, yaşamıştır. Diğer boyutların kapısından geçebilen insanlar vardır.

“Birer hologram olabiliriz”

Peki bu bilimsel olarak nasıl mümkün olabilir? Örneğin gelecekten haber verme gibi paranormal yeteneklerin bilimsel açıklaması ne olabilir?


-Dünyanın en ünlü kahinlerinden Baba Vanga çok küçük yaşta bir kaza sonucu kör olmuş ve daha sonra algıları açılmış. Bunun, söz konusu kaza sırasında pineal bez salgılarının artmasıyla alakalı olabileceğini düşünenler var. Bilimsel olarak retinamız cisimlerden yayılan ışınların en küçük birimi olan tek bir fotonu bile algılayabilir. Foton dediğimiz zaman kuantum fiziğine adım atmış oluyoruz. Bir kişi kuantum fiziğini okuyup da şoka girmediyse onu anlamamış demektir demiştir bir fizikçi. Gerçekten fotonlar arasında henüz çözülemeyen bir telepati var. Aynı anda birçok yerde olabilme özellikleri bilim insanlarını çok şaşırtmıştır. Yapılan bilimsel çalışmalara göre 11 boyutluyuz ancak bizler 4 boyutu fark edebiliyoruz sadece. Kaynayan bir kaptaki baloncukların her birini bir evren kabul edersek, bizler bu baloncuğun zarında, giderek genişleyen, içerisindeki daha çok boyutlu ortamın zara yansımış gölgeleri ya da hologramları olabiliriz. Bir elmaya bir lazer ışını gönderelim; yansıyan ışınla yine aynı kaynaktan çıkan diğer bir lazer ışınını girişim yaptırarak bir levhaya düşürelim. Bu levhadaki en küçük alan bile elmanın bütününü yansıtabilecek bilgiye sahiptir. Levhayı ikiye, dörde, sekize ya da daha fazlasına bölsek de yine de elma görüntüsüne ulaşabiliriz. Demek ki maddenin de en küçük biriminden bütünün bilgisine ulaşma imkanı olabilir. Kehanetleri ya da duru görüleri bu şekilde açıklayabiliriz. Yani DMT denen ruh molekülü belki de diğer boyutlarla aramızdaki filtreyi kaldırmakta, farklı farkındalıklara ulaşmamızı sağlamakta.

Bu maddeyi arttırmanın bir yolu var mı?

-Şamanlar ayin öncesi ayahuasca denen bir bitkiyi kaynatıp içerler. Bu bitkinin içinde bu maddeden bolca bulunur. Ancak meditasyon ve ibadet ile de bu maddeyi arttırarak algılar geliştirilebilir. Ancak dikkatli olunmalıdır. Yapılan bazı meditasyonların dördüncü yıldan sonra felce sebebiyet verdiğine dair tıbbi raporlar mevcuttur. Yine rastgele bazı bitkilerin içilerek ya da tütsü yapılarak farkındalığı arttırma yoluna gidenlerin öldüğü, kalp kirizi geçirdiği ya da psikolojik bozukluklara uğradıkları bilinmekte.

49 günün sırrı

DMT’nin doğarken ve ölürken yoğunlaştığını söylemiştiniz, bunun nedeni sizce ne olabilir.?


-Prof. Strasman Tibet’in Ölüler Kitabı’nı okuduğunu ve kitapta, kişi öldükten sonraki 49 gün içinde ruhunun başka bir bedene geçtiğinden bahsettiğini söylüyor. Çalışmaları sırasında pineal bezin 7 haftada yani 49 günde anne karnında olgunlaştığını öğrendiğinde ise tüylerinin diken diken olduğundan bahsediyor. DMT’nin doğumda ve ölümde yoğunlaşması, ruhun bedene giriş ve terk ediş aşamalarına bir tür hazırlığı akla getirmekte.


Alıntıdır.
A'raf isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-03-2013, 00:00   #2 (permalink)

 
meryemcemile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Üyelik tarihi: Nov 2012


Mesajlar: 29
Konular: 1

Karma Puanı: 2

Standart

çok değerli bir paylaşım Araf teşekkürler
bir kaç kelime de ben söyleyeyim ; en eski terpistler büyü ayincileri yani şamanlar ve rahipler , kabilenin yada topluluğun hakikat liderlerdir , bu günki psikoterapi bilimi , onların inanışında olan üçüncü gözü insan yapısının dönüştüğü sonradan iki gözlü bir varlık haline geldiği gibi iddalarla kabul ederler , alan psikolji gibi soyut bir yapı olsada metaryalist bilimin etkisinden yeteri kadar kopamamıştır malesef ve bu yüzden algı dışında ki benzetmeleri dayandığı gerçeklikle örtüştürmeye kalkar (darvinizm,seleksiyon ) ...
İnsan et ve kemik değil , nöron yapısı dediğimiz enerji akımı ve bu akımın somut beyinde yerleşkeler edinmesi kişinin genetik yapısı olduğu kadar , çevresel ve yaşantıladıklarıyla , ilgi ve merakıyla çok ilgili ... bu bapta şu söylenebilir , gören bir gözü var insanın O da üçüncü göz ...
ben şöyle ifade ediyorum İki kaşı bir gözü var İnsanın Görür...
teşekkürler emeğine sağlık


















__________________

Dert bildiğim belki de Derman idi ! Kim bile!
meryemcemile isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-04-2013, 00:19   #3 (permalink)

 
AKILLI DELİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Üyelik tarihi: Oct 2012


Mesajlar: 41
Konular: 0

Karma Puanı: 2

Standart

çok enteresan bir yazıydı. hayranlık ve şaşkınlıkla okudum. bu konuyla ilgili başka bilgi yada yazılar mevcutsa onları da paylaşırsan sevinirim araf. emeğine sağlık


















__________________

Dünyanın her yerinden herkesin yenileceği bir yer vardır. Kimilerini yenilgi yıkar , kimileriyse zaferle küçülür, bayağılaşırlar. Büyüklük, hem yenilgiyi, hem de zaferi kabullenebilen kişilerde yaşar.
AKILLI DELİ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-04-2013, 23:39   #4 (permalink)

 
A'raf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Üyelik tarihi: Dec 2012


Mesajlar: 36
Konular: 13

Karma Puanı: 2

A'raf - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

konuyla ilgili elimde yeterince bilgi mevcut fakat bu bilgiler çok dağınık bir vaziyette ve yaşadığım deneyimleri henüz toparlaya bilmiş değilim. Olayın ciddiyetini ve önemi dağıtmamak için sade, anlaşılır ve ikna edici bir proje üzerinde çalışıyorum.
yakında hepsi burda ve arafdan mektuplarda olacak. beni takip edin. )
A'raf isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-05-2013, 12:08   #5 (permalink)

Avatar Yok
 

Üyelik tarihi: Oct 2012


Mesajlar: 75
Konular: 12

Karma Puanı: 2

Standart

..................aklına hayranım
gökperisi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Ruhani Anroid Uygulaması
gizli ilimler gizli ilim
Tüm Zamanlar GMT +4.5 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:58.


Powered by vBulletin® Version kapalı
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
YASAL UYARI : İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan Ruhani.Net Adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Ruhani.Net hakkında yapılacak tüm Hukuksal Şikayetler, Yöneticilerimiz ile iletişime geçilmesi yada iletişim formunu doldurulması halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Ruhani.Net yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş sağlanacaktır. her yürlü sorunlar için email ; ruhaninet@gmail.com