Ruhani  

Go Back   Ruhani > Gizli İlimler > Havas İlmi Genel Bilgiler > Dilekleri Gerçekleştirmek İçin

Medyum Burak
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 12-24-2011, 15:16   #1 (permalink)

Avatar Yok
 

Üyelik tarihi: Dec 2011


Mesajlar: 598
Konular: 144

Karma Puanı: 22

Standart Dua,Ruhu Doyurmak

Tatmin edilmemiş sonsuz istek ve arzularımız şuur altına atılarak bizde umulmayan zamanlarda çeşitli buhranlara, çeşitli iç sıkıntılara yol açar.Dua ile en gizli, en mahrem duygularımızı dile getirir, içimizi boşaltır, ümidimizi kuvvetlendirir, korkularımızı hafifletiriz.İçimize eşsiz bir rahatlık verir, gerginlikleri gideririz.Duasız bir insan, ışıksız bir mahsene benzer.Dua ile kendimizi Allah’a daha yakın hissederiz.Duasız insan, yalnızlığın karanlık hapsi içinde çırpınan zavallıdır.Dua ile benlik davranışlarını aşabiliriz.Çünkü, dua, engel ve uzaklıklar tanımaz, zaman ve mekanlar ona engel olamaz.Dua ile sonsuz aczimizi yüce Allah’ın sonsuz kudretine bağlama saadetine ereriz.Dua ile ruh gücünü kanatlandırız.duada iç varlığımız aydınlanır.Duada kendi gücümüzle değil, Allah’ın sonsuz gücüyle meydan okuruz.Namazda “bana doğru yolu göster, beni eğri ve kötü yollardan koru, bana kuvvet ver” demek suretiyle bir taraftan kendinizi, insanlık haysiyetimizi koruyup yükseltmeye yöneltirken öbür taraftan sınırsız güçsüzlüğümüzü Cenabı Hakkın sonsuz kudretine bağlar, ruhumuza eşsiz bir enerji depo ederiz.
İbadet yapmamak ve dua etmemekten dolayı ruhları aç kalan nice insanlar vardır ki, medeniyetin bütün lüks ve konforu ellerindeki servet ve imkanlar onları mutlu edememiştir.İç huzurdan yoksun olan bu biçareler, vicdanları ile baş başa kalmaktan korkarlar.Onların çılgınca eğlence ve kahkahaları, iç varlıklarında tutuşan yangını maskelese bile kendilerini için için kemirmekten asla kurtaramaz.Hatırdan hiç çıkarmamak gerekir ki, ruhunda beden gibi bir çok ihtiyaçları vardır.Bu hususları gözden uzak tutan yanlış düşünce ve hükümler, bugün insanlığı buhranlara sürüklemekte, kıvrandırmakta, onu gönül huzurundan yoksun bırakmakta ve felaketine yol açmaktadır.
Bu gün bir çok hastalıkları meydana getiren çeşitli mikroplar keşfedilmiştir.Bazen yıllarca bu mikroplardan beraber yaşarız; hastalanmayız da acaba neden günün birinde onların pençesi altında kıvranırız?. Çünkü, o ana kadar vücudumuzun savunma sistemi, mikropları alt edecek durumda idi. Peki, niçin bedenimizin direnci birden kırıldı?. Ruh ve beden tabeveti bunu da ruhi sebeplere bağlamak meylindedir.Şöyle ki: çeşitli ruhi gerginlikler, üzüntüler, korkular, ümitsizlik vücut müdafaasını üzerine alan hücrelere tesir ederek adeta onların direncini felce uğratıyor, böylece meydan mikroplara kalıyor, mücadeleyi kaybediyoruz.
Tatmin edilmemiş sonsuz istek ve arzularımız şuur altına atılarak bizde umulmayan zamanlarda çeşitli buhranlara,çeşitli iç sıkıntılarına yol açar.Dua ile en gizli en mahrem duygularımızı dile getirir,içimizi boşaltır,ümidimizi kuvvetlendirir,korkularımızı hafifletiriz.

Dua ile benlik duvarlarını aşabiliriz,çünki dua engel ve uzaklıklar tanımaz,zaman mekanlar ona engel olmaz.dua ile sonsuz aczimizi yüce Allah’ın sonsuz Kudretine bağlama saadetine ereriz.duada kendi gücümüzle değil,Allah’ın sonsuz Gücüyle meydan okuruz.

Bugün korkunun ruhi olmadığını sandığımız birçok hastalıklarda ruhi tesirin büyük rolü olduğu anlaşılmıştır.bugün ruh ve beden tabebeti(psikosomatik)denen bir ilim ortaya konmuş ve bu alanda dikkate değer araştırmalar yapılmıştır.mesela Rebecca Beard’ın eserinden şu satırları okuyalım.”Araştırıcılar kederin,herhangi bir heyecandan ziyade enerji sarfettiğini tesbit etmişler,şiddetli kederde beden kendine lazım olan enerjiyi sağlamak için kana bol miktarda şeker(glikoz) vermelidir,keder süresi aşırı dercede uzatılmazsa beden durumuna göre kendini ayarlar,fakat keder uzun süre içte saklanır ve beslenirse beden bildiği tek biçimde cevap vererek,bünye sarfiyatını daha fazla şeker vermekle telafi eder.heyecan karşısında bu tamamen normal bir faliyettir.işin anormal tarafı içte saklanan yani gönülde veya şuur altında tutulan kederdir ki;o takdirde vücut aylar veya yıllar boyunca kana durmadan kan şekeri yerleştirir.böylece pankreas üzücü duyguların gidişine ayak uyduramayarak yorgun düşer,hücreler vazifesini istenen şekilde yapamaz.şekerin yanmasına hizmet eden insülin yeterince kana verilmez sonuç olarak şeker hastalığı meydana gelir..bunun yanısıra tesiri fazla birtakım üzücü düşünce ve hadiselerin bizde meydana getirdiği heyecanların büsbütün körüklenmesiyle gereğinden fazla kan alan mide hücreleri proteinleri sindirmek için daha fazla asit klorhidrik salgılar.böylece fazla akan asit,midenin iç cepehesini tahriş eder,böylelikle ülser hastalığına yol açar.Sinir bozukluklarıda cabası..

Halbuki insan tesirinde kaldığı duygularını dua ve ibadetler ile yatıştırarak ve duyguları daha yüksek duygulara dönüştürerek şuur altını bundan temizler ve böylece hastalıklardan kurtulabilir,sürekli ve ısrarlı bir biçimde düşünme ve dua vasıtası ile inatçı benliğimizi yenerek bundan kurtulmayı başarabiliriz.

İbadet yapmamak ve dua etmemekten dolayı ruhları aç kalan nice insanlar vardır ki,medeniyetin bütün lüks ve konforu, ellerindeki servet ve imkanlar onları mesut edememiştir.iç huzurdan yoksun olan bu biçareler vicadanlarıyla başbaşa kalmaktan korkarlar.onların çılgınca eğlence ve kahkaları iç varlıklarında tutuşan yangını maskelese bile kendilerini için için kemirmekten asla kurtulamaz.Hatırdan hiç çıkarmamak gerekir ki ruhun da beden gibi birçok ihtiyaçları vardır.bu husuları gözden uzak tutan yanlış düşünce ve hükümler bugünün insanını buhranlara sürüklemede ve kıvrandırmakta,onu gönül huzurundan mahsun bırakmakta ve felaketine yol açmaktır.

İçimiz iman nuruyla parlamadıkça,ruh yaralarına merhem olan ilahi emirler yerine getirilmedikçe,ibadet ve dualarla içimizi aydınlatmadıkça ne içimizin kasveti kaybolur,nede dünya ve ahiret mutluluğuna kavuşabiliriz.

Bugün birçok hastalıkları meydana getiren çeşitiı mikroplar keşfedilmiştir.bazen yıllarca bu mikroplarla beraber yaşarız,hastalanmayızda acaba neden günün birinde onun pençesi altında kalırız.?çünki o ana kadar vücudumuzun savunma makanizması mikropları altedecek durumda idi,peki şimdi niçin bedenimizin direnci birden azaldı..?ruh ve beden tabebeti(psikomatik)bunu da ruhi sebeblere bağlamaktadır.şöyleki:çeşitli ruhi gerkinlikler,korkular,imansızlık ve ümidsizlik; vücut müdafasını üzerine alan hücrelere tesir ederek adeta onların direncini felce uğratır,böylece meydan mikroplara kalıyor.şavaşı kaybediyoruz.
İbadetlerin bir hedefi de, insanı ruhen ve bedenen sağlam tutmak, ruhi ve bedeni hastalıklara karşı korumaktır; hatta malının sağlığını bile korumaktır.Çünkü namaz gibi ibadet, abdest ve yıkamayı ön şart kabul etmekle beden temizliğine, özellikle namaz ve oruç insanın ruhi temizliğine, zekat özellikle insanın malının temizliğine birer vasıtadır.Bu bakımdan, bütün ibadetleri terapi olarak tarif etmek mümkündür.
Bazı hastalıklar vardır ki, sebebi mikrobiktir ve insanın cismine arız olur.Bazı hastalıklarda vardır ki, sebebi mikrobik değildir, yani ruhidir ve insanın ruhi fonksiyonlarına ve yaşantısına arız olur.Fakat, ruhla beden arasında kesin ve kategorik bir ayrım olmadığından, bedeni bir hastalık bazen ruhi yaşantıya da hasta ettiği gibi, ruhsal bir hastalık bazen bedeni de etkileyebilir.O halde tam sağlıklı bir kişilik için, hem bedeni hem de ruhu dengeli bir şekilde sağlıklı tutmak gerekir.İslam, bir iman-ibadet sistemi olarak her türlü hastalığa karşı hem koruyucu bir hekimlik, hem de iyileştirici etkin bir ilaçtır.İman her şeyden önce insanın ruh ve kalp temizliği demektir.İnsan, Allah’a inanmakla benliğini başka şeylerden temizler, Allah şuurunu yerleştirir.Küfür ise kirlilik ve kalbin kararması demektir.İman, insanın güzel, temiz ve doğru fiiller yapmasına vesile olduğu halde genellikle insanın çirkin ve yanlış işler yapmasına sebep olur.İnanmakla insan iç huzura kavuşur, inanmamakla da iç huzursuzluğa girer.
Hanedan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
bilimi, doyurmak, dua, etkin, ile, mahrem, mikrobik, psikosomatik, ruhu, tabebeti, tatmin, şuur

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Ruhani Anroid Uygulaması
gizli ilimler gizli ilim
Tüm Zamanlar GMT +4.5 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:22.


Powered by vBulletin® Version kapalı
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
YASAL UYARI : İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan Ruhani.Net Adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Ruhani.Net hakkında yapılacak tüm Hukuksal Şikayetler, Yöneticilerimiz ile iletişime geçilmesi yada iletişim formunu doldurulması halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Ruhani.Net yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş sağlanacaktır. her yürlü sorunlar için email ; ruhaninet@gmail.com